atlamak

v. jump, leap, skip, grasp at, hop, hop on, vault; elide, leave out, miss out; dive; arc over, arc
* * *
1. jump 2. omit

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • atlamak — den 1) Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak Duvardan atlamak. Hendekten atlamak. 2) den, e Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek biçimde kendini bırakmak Çukura atlamak. 3) e Binmek Atlasam bir vapura, şehre insem diyorum. S.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • atlamak — sıçramak, ubur etmek, yerinden birden bire kalkmak; tesmiye etmek, ad komak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • paraşüt ile atlamak — 1) paraşüt kulesinden atlamak 2) ask. taktik amaçlarla belli bir bölgeye havadan inmek veya bir tehlikeden kurtulmak için uçaktan paraşütle atlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ip atlamak — ipin iki ucunun tutularak çevrilmesiyle, ipe ayağını ve başını değdirmeden zıplamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tur atlamak — spor karşılaşmalarında, kurada kazanarak veya çok puan toplayarak bir sonraki tura katılma hakkını kazanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üzerinden atlamak — bir şeyi ödev edinmemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vartadan atlamak — zor bir durumdan kurtulmak Bu uzun zaman boyunca, kim bilir neler çekmiş, ne vartalardan atlamıştı. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çağ atlamak — büyük ilerleme sağlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • haber atlamak — gazetecilikte bir haberi vaktinde yayımlayamamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eşiğini atlamak — bir konuya veya bir soruna hakkıyla vâkıf olmak Sevginin, merhametin eşiğini atlayanlar, ıstırabın gömleğini de kendiliğinden giyinirler. A. H. Tanpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • damdan çardağa atlamak — hiçbir mantık bağı kurmadan konudan konuya geçmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.